pull on - Turco Inglés Diccionario

pull on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "pull on" en diccionario turco inglés : 10 resultado(s)

Inglés Turco
General
pull on v. çekmek
Gravity not only pulls on mass but also on light.
Yerçekimi sadece kütleyi değil aynı zamanda ışığı da çeker.

More Sentences
pull on v. giymek
The young boy pulled on his mother's coat.
Genç çocuk annesinin ceketini giydi.

More Sentences
pull on v. çekelemek
pull on v. nefes çekmek (pipodan)
pull on v. sıkmak
Phrasals
pull on v. (giysi) küçülmek
pull on v. (giysi) kısalmak
pull on v. (giysi) çekmek
Textile
pull on adj. (kıyafet) giy-çık tarzda olan
pull on adj. (kıyafet) kolayca giyilen

Significados de "pull on" con otros términos en diccionario inglés turco: 88 resultado(s)

Inglés Turco
General
pull-on n. giy-çık giyim ürünü
pull-on n. pratik giyim ürünü
pull a fast one on somebody v. kazık atmak
pull a gun on v. silah çekmek
be on the pull v. çapkınlık peşinde olmak
pull on glove v. eldiven giymek
pull on stocking v. çorap giymek
pull on sock v. çorap giymek
pull on trousers v. pantolon giymek
pull on a cigarette v. sigara çıkarmak
pull on a coat v. palto giymek
pull on one's coat v. paltosunu giymek
pull rank on someone v. (birisi üzerinde) otoritesini kullanmak
pull rank on someone v. sıfatını kullanmak
pull-on adj. giy-çık tarzda olan
pull-on adj. kolayca giyilen
Phrasals
pull (one) up on (something) v. (birini bir şeyden) sorumlu tutmak
pull (one) up on (something) v. (birini bir şeyden) mesul tutmak
Colloquial
pull a gun on someone v. birine silah çekmek
pull heartstrings con job on v. kendini acındırmak
pull heartstrings con job on v. kendini acındırma numarası yapmak
Idioms
pull the plug on v. elini eteğini çekmek
pull the plug on v. bir şeyin olmasını engellemek
pull a fast one on v. madik atmak
pull on the heartstrings v. iç parçalamak
pull on the heartstrings v. çok üzmek
pull on the heartstrings v. yürek parçalamak
pull a knife on someone v. birine bıçak çekmek
pull a stunt on someone v. birini oyuna getirmek
pull a trick on someone v. birini oyuna getirmek
pull a stunt on someone v. birini aldatmak
pull a trick on someone v. birini aldatmak
pull a stunt on someone v. birinin arkasından iş çevirmek
pull a trick on someone v. birinin arkasından iş çevirmek
pull a prank (on someone) v. (birine) eşek şakası yapmak
pull a prank (on someone) v. (birine) şaka yapmak
pull pranks on someone v. birini kafalamak
pull pranks on someone v. birini kafaya almak
pull pranks on someone v. birine makara yapmak
pull pranks on someone v. biriyle dalga geçmek
pull pranks on someone v. biriyle kafa bulmak
pull pranks on someone v. birine takılmak
pull pranks on someone v. biriyle eğlenmek
pull pranks on someone v. birini kandırmak
pull pranks on someone v. birine şaka yapmak
pull the plug on something v. bir şeye son vermek
pull something on someone v. birine oyun oynamak
pull one over on v. birini oyuna getirmek
pull something on someone v. birini oyuna getirmek
pull one over on v. birine oyun oynamak
pull rank on someone v. (istediğini yaptırmak için birine olan) mevki/makam üstünlüğünü kullanmak
pull the plug on v. birşey hakkında zaman harcamayı/uğraşmayı bırakmak
pull on one's heartstrings v. derinden etkilemek
pull on the heartstrings v. derinden etkilemek
pull a hoax (on someone) v. (biriyle) gırgır geçmek
pull a hoax (on someone) v. (biriyle) kafa bulmak
pull a hoax (on someone) v. (birini) işletmek
pull a hoax (on someone) v. (birini) kafaya almak
pull a hoax (on someone) v. (biriyle) taşak geçmek
pull a hoax (on someone) v. (birine) bir oyun oynamak
pull a hoax (on someone) v. (birini) kandırmak
pull a hoax (on someone) v. (birini) matrağa almak
pull the trigger (on something) v. (bir şeye) karar vermek
pull the trigger (on something) v. (bir şey) için harekete geçmek
pull the trigger (on something) v. (bir şey) için düğmeye basmak
pull the trigger (on something) v. (bir şeyi) başlatmak
pull the trigger (on something) v. (bir şeyle) ilgili son kararı vermek
pull one over on (one) v. (birini) oyuna getirmek
pull one over on (one) v. (birini) kandırmak
pull the plug (on something) v. (bir şeyin) fişini çekmek/çıkarmak
pull the plug (on someone) v. (yaşam ünitesine bağlı yaşayan kişinin) fişini çekmek
pull rank (on one) v. (biri üzerinde) otoritesini kullanmak
pull one over on (one) v. (birini) oynatmak
pull one over on (one) v. (birini) uyutmak
pull the plug (on something) v. (bir şeye) son vermek
pull rank (on one) v. (istediğini yaptırmak için birine olan) mevki/makam üstünlüğünü kullanmak
pull a gun on (one) v. (birine) silah çekmek
pull the plug (on someone) v. (bitkisel hayattaki kişinin) fişini çekmek
pull a knife on (one) v. (birine) bıçak çekmek
pull one over on (one) v. (birine) oyun oynamak
pull rank (on one) v. (biri üzerinde) sıfatını kullanmak
Speaking
pull the other one it's got bells on! expr. ben de yedim!
pull the other one it's got bells on! expr. ben de inandım!
pull the other leg it's got bells on! expr. ben de inandım!
pull the other leg it's got bells on! expr. ben de yedim!
British Slang
on the pull expr. çapkınlık peşinde
on the pull expr. (bar vb ortamında) avda
pull the other one (it's got bells on)! expr. şaka yapıyorsun değil mi?